Pazarlama Kavramı ve Gelişimi |

Pazarlama Kavramı ve Gelişimi

Pazarlama Kavramı ve Gelişimi

by Admin Temmuz 10, 2016

Günümüzde sosyal medya kullanımıyla evden çıkmasak bile farkında olmadan her gün maruz kaldığımız pazarlama aslında nedir? Nasıl gelişmiştir? Pazarlamanın köküne inip gelişimiyle devam edelim. İlk sorumuz: Pazarlama nedir?

Pazarlamanın ne olduğu konusunda tam ve belirli bir görüş birliği yoktur aslında. Ayrıca pazarlamanın kapsamı yıllar içinde değiştiğinden ve geliştiğinden haliyle tanımı da değişim göstermiş sürekli. Pazarlama statik değil, oldukça dinamik bir bilim dalı olduğundan sürekli olarak evrim geçirmektedir.

Pazarlamanın iki gurusu Kotler ve Armstrong pazarlamayı oldukça kısa tanımlanmıştır: “Pazarlama, işletmelerin karşılığında değer elde etmek üzere müşterileri için değer yaratma ve güçlü müşteri ilişkileri geliştirme sürecidir.” 

Amerikan Pazarlama Birliği’nin (American Marketing Association-AMA) 2013 yılının Temmuz ayında yayımlandığı son şekliyle pazarlama:

“Müşteriler, alıcılar, paydaşlar ve genel olarak toplum için; değeri olan teklifleri (uygun fiyatlı kaliteli ürün,hizmet vs. diyebiliriz) üretme, iletişimini kurma (eskiden tutundurma derdik), dağıtma ve değiş tokuşunu gerçekleştirme (eskiden fiyatlandırma derdik) süreçleri ile ilgili işletme faaliyetleri kümesi olarak tanımlanmaktadır.” 

Yukarıda bahsedilen değerler yada değere sahip olan teklifler nelerdir? Parantez içinde yukarıda yazdım ama bunu biraz daha açarsak: Hedef kitle için kalite, hizmet ve fiyatın doğru bileşimini bir araya getirmek, müşteri ihtiyacını mümkün olan en düşük edinme ve kullanma maliyeti ile karşılamaktır.

Pazarlama kişisel yada örgütsel tüm faaliyetleri değil, sadece değişimi kolaylaştıran ve gerçekleştiren faaliyetleri kapsar. Bu faaliyetlerde değer üretme, sunma ve hedef kitle ile iyi ilişkiler geliştirme ve sürdürme söz konusudur.

Pazarlama sadece reklam ve satış faaliyeti olmayıp daha öncesinde ürün veya hizmetin fikir olarak planlanıp geliştirilmesinden başlayarak, fiyatlandırılması, tutundurulması ve dağıtımıyla ilgilidir. Üretim, fiyatlandırma, tutundurma ve dağıtım kavramları pazarlama karması olarak tanımlanır ve pazarlamanın kalbidir. Çünkü bu her bir değişken için pazarlama faaliyetleri yürütülerek en optimal bir karmanın oluşturulması ve uygulanması bir işletmede pazarlama faaliyetlerinin önemli bir bölümünü kapsar.

Bir işletmenin, tüketicinin ve genelde toplumun çıkarları zaman zaman hatta çoğu zaman birbirleriyle çatışıp uyuşmazlığa düşebilmektedir. Bu çıkar zıtlıkları ortamında işlerin ne tür bir anlayışla yürütüleceği işletmede bir yönetim sorunu olarak ortaya çıkar. Peki kimin çıkarına göre hareket etmek gerek? Şöyle cevaplayayım:

Müşteri eskiye göre çok daha bilinçli ve çok daha güçlü. Müşterinin kral olduğu devirde yaşıyoruz. İstediği her şey artık internette parmaklarının ucunda… Bir işletmenin rakibi sadece bir yan sokaktaki işletme değil hatta aynı ülke içindeki diğer işletmeler bile değil, dünyanın öbür ucundaki işletmeler oldu. Artık kaliteli bir şekilde üretmeniz yetmiyor müşteriyi bulmanız gerekiyor. Siz diyorsunuz ki 100 yıldır üretiyorum benim bir farkım var, daha pahalı olacağım tabi, hayır bu sene işe başlayan bir yatırımcı sizin ürününüzün aynısını üretilebiliyor. Artık böyle bir devirdeyiz. Yani know-how denen şey kolaylıkla satın alınabiliyor. Dolayısıyla siz yüz senelik bir firma da olsanız bir senelik bir firma birden sizin karşınıza dikilebiliyor hatta farklı pazarlama kanallarıyla önünüze geçebiliyor, çünkü artık bilişim teknolojileri çağındayız.

PazarlamaninGelisimi

Bu çağda müşteri kraldır ve kral affetmez. Bugünün müşterileri de affetmiyor. Yeter ki müşterinize bir yanlış yapın. Eskiden bir bağrış çağrış olur ve konu orada kapanırdı şimdi sosyal medya var, belki bir satış temsilcisinin küçük bir ses yükseltmesi yüzlerce belki binlerce kişinin “like” ettiği bir kampanya olarak size dönebiliyor. Bazen kötü niyetli olarak da kullanılabiliyor. Dolayısıyla müşteri algılarını yönetmek ve müşterilerin çıkarlarını gözetmek artık son derece önemli.

Şimdi kimin çıkarına göre hareket etmemiz konusunda bir fikrimiz oluştu sanırım. Yıllara göre müşteri odaklı pazarlama anlayışına nasıl ulaşıldığını inceleyecek olursak pazarlamanın gelişimine bakmamız gerekiyor.

Müşteri odaklı anlayışı; tüketici ihtiyaç ve isteklerini tüm pazarlama faaliyetlerinin odak noktası yapan, tüketiciye yönelik tutumu bütünleşik bir biçimde tüm işletmeye ve personeline benimseten ve böylelikle tüketiciyi en iyi şekilde tatmin ederek uzun vadede satış ve kar sağlamayı temel alan bir yönetim felsefesi olarak tanımlayabiliriz.  Müşteri odaklı anlayışı, ilişkisel pazarlama olarak da ifade edebiliriz. İlişkisel Pazarlama; müşteri sadakatini ve müşteri tatminini artırmaya, korumaya ve geliştirmeye yönelik olarak uygulanan, mevcut müşterileri elde tutmayı, onlarla ilişkileri geliştirmeyi ve daha fazla iş ve sipariş almayı amaçlayan pazarlama anlayışıdır.

Geleneksel pazarlama daha çok müşteri elde etme üzerine odaklanırken ilişkisel pazarlama; üstün müşteri değeri oluşturmaya, müşteri tatmini sağlamaya ve uzun vadeli müşteri ilişkileri kurmaya odaklanmaktadır.

(Müşteri Değeri: Müşterinin bir mal veya hizmetten elde ettiği yararın, katlandığı veya ödediği bedele oranıdır. Aslında müşteriler çoğu kez ürünün gerçek değerlerini ve maliyetlerini doğru olarak değerlendiremedikleri için müşteri değeri aslında algılanan müşteri değeridir.)

İlişkisel pazarlama kavramından doğan Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM-Customer Relationship Management) konusunu başka bir yazımda ele alacağım.

Yasin NAR

Sosyal Medyada Paylaş

E-Posta Bülteni

Sitede çıkan son yazılardan haberdar olmak için e-mail adresinizi bırakın!

İlgili Makaleler

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. * ile işaretli alanlar zorunludur